O zaman alıntılayalım,

Alıntı Cubar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Yahu insanları korkutmak amacıyla haber sitelerinde havludan bulaşır şuradan bulaşır buradan bulaşır gibi hurafeler söylüyorlar gülüyorum. Evet bulaşma ihtimali vardır ancak bu çok çok çok çok çok küçük bir orandır. Bu virüsün bulaşması için aktif olarak siğillerin genital bölgeyle temas etmesi gerekiyor. Paranoyaklık yapmaya gerek yok ben bile ellerimle muayene ettim ve gittim ellerimi yıkadım yapılması gereken bu.

- Cinsel ilişki
Cinsel ilişki konusunda şunu net olarak söyleyebilirim mikro siğiller yani gözle göremediğin siğillerden bulaşma ihtimali olsa da yine bu da çok düşük bir yüzdedir. Benim hastalarıma hep önerdiğim şey şu gözle göremediğin siğil olmadığı sürece kondom kullanma şartı ile gönül rahatlığıyla cinsel ilişkiye girmeleri yönünde. Aktif siğil varken cinsel ilişkiye kesinlikle girilmemeli. Ancak siğillere tedavi işlemi uygulandıktan sonra cinsel hayatına korunarak devam edebilirsin.
Doktor demiş ki, bu virüsün bulaşması için aktif olarak siğillerin genital bölgeyle temas etmesi gerekiyor. Gözle görülmeyen küçük siğil varsa temas ihtimali zor olacağı için çok zor bulaşır dolayısıyla gözle görülen siğilin yokken rahatça sevişebilirsin. Ben bu yoruma pes diyorum sadece. Siğil yapmayan bunca hpv tipi sadece deri temasıyla bulaşırken ve siğil yapan tipler siğil yokken sadece deri sürüntüsüyle pozitif olarak saptanırken (yani siğil olan doku dışındaki dokularda da siğil yapan düşük riskli virüs olduğu anlamına geliyor) doktorun yaptığı yorum ancak şu mantıkla açıklanabilir. Bu hpv o kadar önemsiz bir virüs ki başkasına bulaştırsan da hiç bir zararı yok. O zaman dağılabiliriz arkadaşlar hiçbir zararı yokmuş çünkü hpv'nin.


Alıntı Cubar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

-Tedavisi konusunda ise şunu söyleyebilirim. Bir çok bağışıklık sistemi güçlendirici kullanan hastalarım geliyor ancak bana inan otoimmün rahatısızlığı olmayan, herhangi bir bağışıklık sistemi baskılayıcı (kortizon vb) ilaç kullanmayan hiçbir hastanın bu tarz takviyeleri kullanmasına gerek yok, yapmaları gereken sağlıklı beslenmek ve viral yükü azaltacak bitkilerden faydalanmak. Kullansa zararı olur mu, evet dozu arttırırsa olur ancak faydası olur mu dersen %10 derim sana. Yani zaten ortalama bir insan vücudu 12 ayın sonunda büyük oranda bu virüsü baskılıyor, o yüzden aman aman işte şunu da kullanayım bunu da kullanayım gibi durumlara girmene gerek yok.
otoimmun rahatsızlıklarda bağışıklık güçlendirici kullanılması konusuna tekrar değinmiyorum, şaşkınım sadece, diğer taraftan siz sorduktan sonra önerdiği kefir, beta glucan vb'yi geçtim. ilk başta önerdiği viral yükü azaltan bitkiler viral yükü nasıl azaltıyor. mesela sizin de doktora sorduğunuz ama doktorun gerek yok dediği hindi kuyruğu mantarı bağışıklık sistemini güçlendirerek viral yükü azaltan bir mantar çeşidi. Bunu kullanmak gereksiz ama viral yükü azaltan bitkileri kullanmak mı mantıklı. Antiviral denilen tedavilerin hepsi bağışıklığı güçlendirip vücudun virüsle savaşmasına yardımcı olarak viral yükü azaltmaz mı, antibiyotiğin bakterilerle savaştığı gibi direkt virüslerle savaşan bitki mi var??

Bunların dışında, kendi varlığı ve menfaatiyle ilgili bir konuda hiçbir devletin söylemine elbette güven olmaz, ancak halkının sağlığı için ciddi bir bütçe ayırıp tüm halkını aşılatmaktan gocunmayan, insanına değer veren bir devletin de, aşının faydadan çok zararı olduğunu gördüğünde aşılatmayı keseceğini düşünmek gayet de kabul edilebilir bir yaklaşımdır bence.