O zaman alıntılayalım,
Doktor demiş ki, bu virüsün bulaşması için aktif olarak siğillerin genital bölgeyle temas etmesi gerekiyor. Gözle görülmeyen küçük siğil varsa temas ihtimali zor olacağı için çok zor bulaşır dolayısıyla gözle görülen siğilin yokken rahatça sevişebilirsin. Ben bu yoruma pes diyorum sadece. Siğil yapmayan bunca hpv tipi sadece deri temasıyla bulaşırken ve siğil yapan tipler siğil yokken sadece deri sürüntüsüyle pozitif olarak saptanırken (yani siğil olan doku dışındaki dokularda da siğil yapan düşük riskli virüs olduğu anlamına geliyor) doktorun yaptığı yorum ancak şu mantıkla açıklanabilir. Bu hpv o kadar önemsiz bir virüs ki başkasına bulaştırsan da hiç bir zararı yok. O zaman dağılabiliriz arkadaşlar hiçbir zararı yokmuş çünkü hpv'nin.
otoimmun rahatsızlıklarda bağışıklık güçlendirici kullanılması konusuna tekrar değinmiyorum, şaşkınım sadece, diğer taraftan siz sorduktan sonra önerdiği kefir, beta glucan vb'yi geçtim. ilk başta önerdiği viral yükü azaltan bitkiler viral yükü nasıl azaltıyor. mesela sizin de doktora sorduğunuz ama doktorun gerek yok dediği hindi kuyruğu mantarı bağışıklık sistemini güçlendirerek viral yükü azaltan bir mantar çeşidi. Bunu kullanmak gereksiz ama viral yükü azaltan bitkileri kullanmak mı mantıklı. Antiviral denilen tedavilerin hepsi bağışıklığı güçlendirip vücudun virüsle savaşmasına yardımcı olarak viral yükü azaltmaz mı, antibiyotiğin bakterilerle savaştığı gibi direkt virüslerle savaşan bitki mi var??
Bunların dışında, kendi varlığı ve menfaatiyle ilgili bir konuda hiçbir devletin söylemine elbette güven olmaz, ancak halkının sağlığı için ciddi bir bütçe ayırıp tüm halkını aşılatmaktan gocunmayan, insanına değer veren bir devletin de, aşının faydadan çok zararı olduğunu gördüğünde aşılatmayı keseceğini düşünmek gayet de kabul edilebilir bir yaklaşımdır bence.