Toplam 111 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Hocaların hocasından HPV yorumu

Hybrid View

önceki Mesaj önceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1
    Admin Arya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-16
    Mesajlar
    7.540

    Cevap: Hocaların hocasından HPV yorumu

    Alıntı srkn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eğer ki foruma yeni hpv'li üyeler kazandırmak gibi bir amacınız varsa bilemem ama, "hpv sadece genital bölgenin siğille temasıyla bulaşır, o zaman siğil yokken rahat rahat sevişebiliriz" anlayışı olabilecek en bencilce yaklaşımdır. Siğil yapmayan bunca hpv tipinin nasıl bulaştığını hiç mi düşünmediniz mesela.

    Human Papillomavirus Prevalence and Type Distribution in Male Anogenital Sites and Semen | Cancer Epidemiology, Biomarkers & Prevention

    Bakın bu çalışmadaki tabloda hpv pozitif erkeklerin farklı genital bölgelerinden alınan numunelerin pozitif çıkma oranları var. Görüleceği, üzere testisler, perianal bölge, kasıklar vb. gibi tüm genital bölgeden hpv pozitif olan dna'lar bulunabiliyor. Siğilin yoksa kondomla sevişirsen bulaşmaz diyen bir doktorun da hpv konusunda cahiliyeti apaçık ortadadır. Yahu hpv tiplerinin % 80'i siğil yapmıyor zaten, bunlar ışınım yoluyla mı bulaşıyor. Siğil yoksa gider test yaptırırsın, eğer genital bölgenden alınan numunlerde hpv pozitif dna'ya rastlanmadıysa hpv negatif sonuç alırsın zaten, sonrasında da kiminle istiyorsan sevişirsin. Ama hpv pozitif isen genital bölgende virüs bulunduğu anlamına gelir, ve genital bölgendeki hpv pozitif dna bulunan bölgeni başka birinin genital bölgesine temas ettirirsen bulaştırırsın, bu kadar basit.

    Hpv negatif olmanın da iki yolu vardır, birincisi beklemek hpv tipine göre 1 ila 5 yıl arası beklenebilir. Veya bağışıklık takviyesi kullanarak bu süreyi kısalmak. Doktor demiş ki, otoimmun rahatsızlığı olanların veya bağışıkllık baskılayıcı ilaç kullananların haricindekilerin bağışıklık güçlendirici kullanmasına gerek yoktur. Yahu otoimmun rahatsızlıklar, bağışıklık sisteminin vücudun kendi hücresini yabancı bir organizma sanıp saldırıya geçtiği rahatsızlıklardır. Ve böyle rahatsızlıklarda bağışıklık sistemi güclendirilip bu saldırıları daha da sağlam yapması hedeflenmez doğal olarak, böyle hastalıkların çoğunda bağışıklık sitemini baskılayan tedavi uygulanır. Ve otoimmun rahtsızlıklarda da bağışıklık sistemini güçlendirmek kendi ayağına sıkmaktır, ben hiç bir hocanın böyle bir şey önereceğine inanmıyorum. Diğer taraftan bağışıklık güclendirici kullanılmasını önermeyen doktorun önerdiği her şeyin (kefir, beta glukan, sağlıklı beslenme) bağışıklık güçlendirici olması da garip.

    Hpv negatif olmak her şeyden önce karşı tarafa bulaştıracak hpv pozitif dna'ya sahip olmamaktır, vücuttan tamamen atıldığına inanmadan yaşamak istiyorsanız tercih sizin ama en azından negatif olmak için çabalayın ki, başkalarına bulaştırmadan sevişin.

    Aşıyı da bu kadar yerin dibine sokmayın, Avustralya'da 2007 yılından beri 12-26 yaş arasındaki tüm genç kızlar devler tarafından düzenli aşılanıyor, 2013 yılında bu programa erkekler de dahil edildi, bu 10 senelik süreçte hpv virüsünün gözlenme oranının % 75 düştüğü açıklanmış. 10 senedir düzenli aşılama takviminine halen devam ettiklerini düşünürsek, yan etki olarak çok ciddi bir durumla karşılaşmamış olmalılar. Sonuçta Avustralya devletinin kendi insanını kobay olarak kullanacağı pek akla yatkın gelmiyor.
    Buna kesinlikle katılıyorum.

    Koter ya da kriyo gibi sigil öldürme işlemi yapıldıktan atıyorum 1 hafta sonra cinsellige devam etmek bencilliktir. Viral yükü henüz azalmamış bir şekilde cinsel ilişkiye giriyorsun sonuçta. Bence en az 3-4 ay sigil cıkarmadan devam ettiginde belki cinsel ilişki yaşaman (kondom şartıyla) mantıklı olabilir. Bana kalsa yine de yaşanmamalı karşı taraf razı degilse, bilmiyorsa ya da hpv olma ihtimalini bilip de göze almıyorsa.

  2. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    13-08-17
    Mesajlar
    234

    Cevap: Hocaların hocasından HPV yorumu

    Benim burada anlatmak istediğim koter yada kriyodan sonra ve tabii ki yaralar kapandıktan sonra kondom ve boxer kullanarak geçirme ihtimalin havludan bulaşma ihtimali ile aynı olduğu

    İnsan beynini ve bağırsaklarını kontrol etmeyi bilmeli, sağlıklı bir ruh halin olmadıktan sonra maalesef kullanılan bağışıklık sistemi destekleyicilerin hiçbir önemi olmuyor. Önlemini alarak cinsel hayatına devam etmenin ben gerek ruh gerek fiziksel sağlık açısından daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Bu konuda bilgisine inandığım birçok hekim de bunu öneriyor açıkçası. Depresyon hastalarında yapılan deneyler sonucunda neredeyse %85'inin bağırsak florasındaki bozukluklar olduğunu biliyor muydunuz? Eminim çoğu kişi bağırsak gibi bir organın insanı depresyona götüreceğini bilmiyordur bile.

    Ayrıca son olarak da şunun bence herkes farkında ama kabul etmiyor..

    İyi güzel artık hpv negatif olduğunu düşünüyorsun ve cinsel hayatına geri döndün ilk ilişkinde kapma ihtimalin var mı? Var. Çünkü hepimizin bildiği üzere çok yaygın bir virüs. E ne yapmayı düşünüyor insanlar bu konuda? Kendi kendine mi yaşayacak bu kadar insan..

    Lütfen arkadaşlar ben size önünüze gelenle ilişki yaşayın gibi bir öneride bulunmuyorum tabii ki. Ancak düzenli bir ilişkiniz varsa bu kadar kafayı yeme konumuna gelmeyin yahu.

    Erkekler zaten bağışıklık sistemleri genelde kadınlara göre çok daha güçlü olduğu için bence maça 3-0 önde başlıyor. Ben mesela 1 kere koter yaptırdım 3 aydır herhangi bir belirti yok.

    Kadınları anlıyorum ancak emin olun hayatınızda HPV'nin yaratacağı kanser riski kadar çok daha riskli binlerce durum söz konusu. Yaşadığınız çevre, yediğiniz besinler, yanınızda taşıdığınız telefonlar say say bitmez. Bu hastalıkların çoğunu yaşayacağız diye ne yapalım yaşamayalım mı? Burada insanların çoğunluğunun maalesef benimsediği ruh hali bu.

    Yanlış anlamak isteyecekler için tekrar söylüyorum elinizden gelen önlemi aldığınız sürece aman şu mu olur aman bu mu olur gibi paranoyalar sadece ve sadece size zarar verir ötesi yok. Günde 1 paket sigara içen insan HPV kanser yapar mı diye kafayı yiyor yahu.

    Forumdaki aktif konuların çoğunluğuna bakın siğilleri yaktırmak, siğilleri evde düşürmek ile ilgili. Bu çok güzel bir mesaj mesela. İnsanlar siğilleri gördüğü için hemen kanser korkusuna kapılıyor halbuki bu oran düzenli smear yaptıran bir kadın için gayet düşük bir oran. Lütfen biraz rahatlayın emin olun daha iyi olacaksınız.

    Siğil çıkmasaydı emin olun bu forumda üye sayısı yarı yarıya olurdu.

    Açın bakın HİV+ forumları bile buradaki kadar aktif değil. Neden mi sebebi basit çünkü kullandıkları anti-viral ilaçlar sayesinde çoğunluğu hiçbir etki hissetmiyor. Ancak insan gözüyle gördüğü şeyden korkuyor. Sadece siğil çıkartıyor diye kafayı yemeyin arkadaşlar.



    Kanserden mi korkuyorsun? Çok net söylüyorum pazardan alıp sağlıklı diye yediğin meyve ve sebzelerin bile yarısından fazlasını hayatından çıkar hadi?
    Çıkartamazsın çünkü insansın ve buna ihtiyacın var. İnsansın ve hasta olacaksın. Bu bu kadar basit. Hasta olabilirim korkusuyla yemek mi yemeyecek insanlar? Veya telefonu ile ilgilenmeyecek mi?

    Burada yapılan tam olarak bu maalesef. Bu hastalığı hayatının merkezine değil %90'ına koyan insanlar görüyorum ve üzülüyorum çünkü acı da olsa ileride hpv gibi tırt bir virüsün çok daha kötülerini yaşayacaklar. Ve o gün geldiğinde diyecekler ki ''ulan keşke hpv olsaydı ya''.


    O yüzden önerilen aktif siğillerin olmadığı dönemde cinsel hayatımıza geri dönmemiz. Tabii ki korunarak. Çünkü bu şekilde benliğine ket vurmanın bir anlamı yok tekrar yaşama riski yüksek ve mümkün.

    Ruh durumunun insanın vücudundaki etkileri o kadar büyük ki bu konuda özellikle nefret ede ede diyet yapanlar hakkında besin değerlerinin, şok diyetlerinin ne kadar anlamsız olduğunu gösteren binlerce makale var. Anlatmak istediğim bağışıklık sisteminin amiral gemisi beynimiz ve bağırsaklarımızdır. Önce bu iki organımız mutlu olacak, sonra vücudumuz.

    Senin için söylemiyorum insanlar okur diye söylüyorum Arya.

    Arkadaşım eğer cinselliğini yaşamak istiyorsan korunduğun sürece gözle görülür siğillerin olmadığı sürece paranoya yaratma boşuna kendine hayatına devam et. Keşke serotonin'in azaldığında vücuduna nasıl zararlar verdiğini anlayabilsen de hurafelerle uğraşmak yerine önce beynini mutlu edebilsen.

    Son bir dipnot'da lütfen abuk subuk şeylerle uğraşmak yerine bağırsağınızla uğraşın. Bizim gibi antibiyotik ile büyümüş bir nesil için bağırsak florasının önemi o kadar büyük ki.

    Uzun uzun anlatmak yerine size bir söz paylaşacağım. Doktorlara inancınız az biliyorum ama bu şahıs belki etkiler sizi.

    Tıbbın babası sayılan Hipokrat “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar. Bağırsak hasta ise, vücudun geri kalan kısmı da hastadır”

    Bağırsak'da yararlı bakterilerin arttırılması doğal olarak da bağışıklık sisteminin güçlenmesi konusunda yazdığın sarımsak gibi şeyler kesinlikle çok doğru Arya ancak bunların yanına mutlaka ama mutlaka prebiyotik, elma sirkesi,turşu veya hindistan cevizi yağı da eklenmeli.


    Alıntı Arya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Buna kesinlikle katılıyorum.

    Koter ya da kriyo gibi sigil öldürme işlemi yapıldıktan atıyorum 1 hafta sonra cinsellige devam etmek bencilliktir. Viral yükü henüz azalmamış bir şekilde cinsel ilişkiye giriyorsun sonuçta. Bence en az 3-4 ay sigil cıkarmadan devam ettiginde belki cinsel ilişki yaşaman (kondom şartıyla) mantıklı olabilir. Bana kalsa yine de yaşanmamalı karşı taraf razı degilse, bilmiyorsa ya da hpv olma ihtimalini bilip de göze almıyorsa.

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Design by Makay @ vBulletin Türkiye